Anasayfa / Seyahat / Bu devirde genç olmak

Bu devirde genç olmak

 

Bu devirde genç olmak


BU devirde genç olmak kolay işmiş. Giyinip süslenip püslenip gezmekmiş tek derdimiz. `Hele bir de benim zamanımda genç olaydınız` der eski toprak. Pek bir şikâyetçilermiş şu halimizden. Düşünmeyi bilmezmişiz, çevremizdeki olayları görmezden gelirmişiz. `Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın` dermişiz. Anlamı olmayan şarkılar dinlermişiz. Nerdeymiş o aşktan bizi derbedecek şarkılar. Nerdeymiş kitaptan kafasını kaldıramayan, her şeyi merak eden gençlik. Daha da bitmez şikâyetleri eski toprağın.

 

Bu devirde genç olmak modayı takip etmek mi? Her gün bir sevgili değiştirmek mi? Geleceğimizi düşünmemek mi? Geleceğimizi karartan yönetime boyun eğmek mi?

 

`Sıkılmalarını, dertlerini, üzüntülerini, yaşamlarını, amaçlarını, kıyaslarını garipsiyorum. Sonu gelmez sorumlulukları var mesela. Her dakika sevgilisini aramak, her sabah sıkılarak okuluna gitmek, bir şeyler öğrenmek gibi (ders çalışmak). Hatta ekmek almak bile çoğu zaman sıkar onları. Dedim ya sonu gelmez sorumluluklarının…` diyor eski toprak.

 

Bunlar mı bizim sorumluluğumuz? Bitmeyen dertlerimizin bir anlamı var mı? Bu dünyada işe yarayacağımızı önemsiyor muyuz? Ben hiç doğmasaydım ne değişirdi diye düşünüyor muyuz hiç? `Ahh ahh ben şimdi genç olacaktım var yaa...` diyor eski toprak.

 

Arkadaşlarımız hiç uğruna öldürülmedi bizim. Okumak için ailemize yalvarmadık. Herkes yattıktan sonra kitaplarımızı yatağın altından çıkarıp gizlice okumadık. Ailemizden harçlık isterken yüzümüz kızarmadı bizim. 3 kuruş kazanmak için ayakkabı boyamadık. Dertlerimiz neden SMS atmadı, neden aramadı beni oldu. Sizin sorularınız `neden bu düzen böyle?`, `neden zengin hep zenginleşiyor, fakir daha da çulsuzlaşıyor?` olurken; bizim sorularımız `neden telefonunu açmadın?`, `bu akşam kız neden MSN`e girmedin?` oldu.

 

Sizler düzene, patrona, sizden üstün olan her kimse ona kölelik ederken bizler; teknolojiye, günübirlik sevgiliye, manasız şarkılara kölelik ettik. Kitap okumayı, klasik müzik dinlemeyi, tiyatroya gitmeyi anlamını bile bilmediğimiz `entellik` olarak etiketledik güldük geçtik. Entelliğin boynunda fuları elinde purosu adamların olmadığını bile bilmiyorduk. Her yılın aralık ayında kutluyoruz yılbaşını ancak hiçbirimiz geçen seneye bakıp `ben ne kadar ilerlemişim?` diyemedik.

 

Sizler bize temiz, özgür, eşit bir gelecek bırakmak için can verdiniz. Bizler ise arkadaşımızın başı derde girdiğinde tanımamazlıktan geldik. Sizin isyanlarınız `Ben böyleyim beni böyle kabulleneceksiniz!` olurken bizim isyanlarımız hep `Ben oraya gitmek istiyorum!`, `Ben Swatch istiyorum!`, `Onun var benim niye ondan yok!` oldu. Kim bağırsa sustuk o ne derse haklı dedik. Korkusuzca, mertçe, kendimize güvenerek sokaklara dökülemedik.

 

Evet, evet bu devirde genç olmak kolay işmiş. Peki bizden sonrası ne olacak dersiniz, onlara böyle boşa geçirdiğimiz bir geleceği bırakmayı utanmayacak mıyız?

 

BURCU YILDIZ Lise Öğrencisi


liseli kız yazısı , kız msnsi

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!